Türk Çalgıları
Binlerce yıldır var olan Türk halkı, varlığı boyunca medeniyetler yeşertmiş, kendine has sanat üslubu, müzik kültürü ve bu kültürün bir nişanesi olarak benliğinde yoğurduğu o kadim kültürün sesi olan birçok çalgı geliştirmiştir. Bu medeniyet Anadolu’ya yayılmış yanık Türküler yakmış, dergâha girip aşk ile pişmiştir.
Türkün kadim çalgısı; Bağlama! Bunlardan biridir.
Bağlamanın atası, Dede Korkut hikâyelerinde adı çok sık geçen Kopuz’dur. Yaklaşık 1500 yıllık bir geçmişi olan ve Orta Asya’daki Türk Boyları tarafından kullanılmıştır.
İlk zamanlar o bölgenin ozanları aracılığıyla Anadolu’ya gelmiş ve ismi bağlama olmuştur.
Eskiden beri kullanılan dut ağacından oyma tekneler yerine ardıç, ladin, köknar; ceviz ve gürgen ağaçları kullanılsa da verdiği duygu hiç değişmemiştir.
Âşıklar tarafından çalınmış, ruhu Bektaşilik ile yoğrulmuş, türküler, ağıtlar törenlerle hayat bulmuştur.
Birden çok telli saz türünü kapsayan Kopuz, atkuyruğundan yapılma bir yay ile çalındığında Kabak kemanenin de atası olan İklığ olmaktadır. Su kabağından yapılan bu kadim saz, Su kabağının büyük baş hayvanlardan alınan “Yürek zarıyla” kapatılmasından sonra bir yay ile birlikte yanık bir tını çıkararak yüreklere dokunmaktadır.
Yüreklere dokunma konusunda oldukça mahir olan medeniyetimiz gönüllere ulaşmak için başka bir enstrümandan daha yararlanmıştır.
Ney. Kamıştan yapılan Ney, Türk kültürünün derinliklerinde kök salmış, tasavvuf müziğinde oldukça önemli bir yere sahip olmuştur.
“Ney üfleme” tabiri aslında İslam dininde, insanı yaratan Allah’ın cansız bir bedene ruh üfleyerek can vermesine benzetilir. İçi boş bir kamışa üfleyerek ses kazandırma ve onu canlandırma anlamını taşır. Yapıldığı kamış aynı zaman da kırılgandır da. İnsanın kırılganlığını ve geçiciliğini temsil eder. Neyzen nefesini enstrümana üfleyerek iç dünyasının sırrını Neye anlatır. Ney de bu sırrı saklar ve bu sırrın bir yansıması olarak dinleyicilere yalnızca yürekten, samimi ve etkileyici bir tını sunar. Bu derin ve uhrevi anlamından ötürü Mevlevilik, Ney’e çok büyük bir hürmet ve ihtiramla muamele eder, çalmadan önce öper başına koyar, Allah’a yakınlaşmanın bir vesilesi olan Semâ Törenlerinde kullanır.





