Galata Kulesi
İstanbul’un sembol yapılarından biri olan Galata Kulesi, ilk olarak Bizans İmparatoru Justinianos tarafından MS 507 – 508 yıllarında inşa edilmiştir. Kulenin bugünkü anlam ve boyutlarından farklı olarak inşa edilen yapı gözlem ve fener kulesi olarak kullanılmıştır.
Günümüzde bilinen Galata Kulesi ise Bizans İmparatorluğu zamanında Pera bölgesini kontrolü altında tutan Cenevizliler tarafından 1348 – 1349 yıllarında inşa edilmiştir.
1509’da İstanbul’da gerçekleşen ve tarihçiler tarafından küçük kıyamet olarak adlandırılan büyük depremde kule önemli ölçüde tahrip olmuştur. Bu büyük felaketten sonra kule, Sultan II. Beyazıt’ın mimarı Murad bin Hayrettin tarafından yeniden inşa edilmiştir.
Yüzyıllardır ayakta olan bu tarihi kule, tarih boyunca deprem ve yangın felaketlerinde zarar görse de çeşitli restorasyonlara tâbi tutulmuş ve Sultan II. Mahmut döneminde külah biçiminde olan ünlü dam örtüsüyle kulenin tepesi kapatılmıştır.
1967’de kapsamlı bir onarım gören kule, 2020 yılında ise detaylı bir restorasyona tabi tutulmuştur. 2013 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne yer alan ve İstanbul siluetinin vazgeçilmez bir motifi olan yapı dünya havacılık tarihi açısından da özel bir yere sahiptir.
1632 yılında Hezarfen Ahmed Çelebi Galata Kulesi’nden yaptığı kuş kanadına benzer araçla atlayarak İstanbul Boğazı’nın üstünden 3358 metre süzülüp Üsküdar’da Doğancılar Meydanı’na inmiştir.
Bu başarısı karşısında dönemin Osmanlı Sultanı IV. Murad kendisine bir kese altın hediye etmiştir.
Hezarfen Ahmed Çelebi’nin bu başarısı gelecekte birçok kâşife ve maceracıya da ilham olmuştur.












