Türk Hamamı
Her ne kadar temeli Romalılar döneminde atılmış olsa da, bugün dünyada hamam kültürü denilince akla Türk hamamı (Turkish bath) gelmektedir.
Zamanın nakışlı örtüsü altında gizlenen, asırların kıymetli izleriyle bezenmiş olan Türk hamamı, Türklerin İslâmiyet’i kabul etmeleri ve İslâmiyet’in temizliğe ait hükümlerini büyük bir titizlikle uygulamaları neticesinde ortaya çıkmıştır. Geçmişten günümüze taşınan bu miras, zengin bir kültürel dokunun en güzel örneklerinden biridir.
Türk hamamlarının ilgi çeken önemli bir özelliği, kendilerine özgü yapıları ve mimarileridir. Oldukça eski bir tarihe sahip bu yapılar, kültürümüzde özellikle Osmanlı döneminde oldukça yaygınlaşmaya başlamış, 5 asır boyunca sadece İstanbul’daki hamam sayısı 500’e yaklaşmıştır. Bu duruma bağlı olarak Türk hamamlarında mimari, Osmanlı mimarisinden büyük miktarda etkilenerek mimari zarafetine büyük ihtimam gösterilmiştir.
Türk hamamında zaman geçirildiğinde, yüksek nem oranları ciltteki gözeneklerin rahatlamasını, açılmasını ve temizliğe hazır hale gelmesini sağlar. Ayrıca hamamda maruz kalınan nem ve sıcaklık terlemeyi arttırır ve toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Ardından tellak denilen hamam görevlileri tarafından yapılan kese yardımıyla deri sert şekilde keselenerek vücut, kirlerden ve ölü deri katmanından oldukça kolay bir şekilde arındırılmış olur.
Bu fasıldan sonra insanlar kendilerini kurulamak için ince ve hafif bir dokuya sahip peştamalları kullanırken, hamam zemininde güvenli bir şekilde hareket etmek için ahşap malzemeden yapılmış takunyaları tercih ederler. Bu üç unsur, Türk hamamının ayrılmaz parçalarıdır.
Türk hamamı sadece fiziksel bir temizlik yerinden öteye geçer. Burası, dostlukların yeşerdiği, kadınların sohbet ettiği hatta ve hatta evlilik aşamasında geleneksel törenlerin yapıldığı ve geçmişle geleceğin kucaklaştığı bir mekân hüviyetine bürünür. Bu kadim gelenek günümüzde hala devam etmekte, tarihi sokaklarda ve turistik bölgelerde hem yerel halkın hem de turistlerin ilgisini çeken önemli bir kültürel miras ve turistik cazibe merkezi olma karakterini hâlâ sürdürmektedir.












