Mehter
Bundan uzun zaman önce Türk ordu komutanları, savaşların her zaman silahlarla değil bazen de daha farklı enstrümanlarla kazanılabileceğini anlamışlardı.
Yani öyle bir ordu bölüğü düşünün ki ellerinde silah değil müzik aletleri var ve düşmanı top ve tüfekle değil müziğinin gücüyle etkiliyor.
Müziğin askerlerine ilham vermede oynadığı rolün farkına varan eski Türk komutanları, savaşlarda askerlere moral vermek için savaşın ön saflarında çalan “mehter” adı verilen bandoları kullandılar. Bu bando takımları savaş dönemlerinin yanı sıra barış zamanlarında da sanatsal elçiler olarak hizmet veriyordu.
Tarihteki ilk askeri bando olan Mehter’in tarihi, Orta Asya Türk devletlerine ve Hunlar’ a dayanır. Büyük Selçuklu Devleti ve Anadolu Selçuklular da Orta Asya’ dan gelen bu geleneği sürdürmüşlerdir. Bu gelenek Osmanlılara ise Anadolu Selçuklu Devleti vasıtasıyla geçmiştir.
Tarihteki Türk devletleri, başta Osmanlılar Mehter’i kendi ordularındaki askerlere cesaret ve şan vermek, düşmanı ise korkuya, dehşete düşürmek amacıyla kullanmışlardır.
13.yüzyıldan bu yana Osmanlı’nın başlattığı bu geleneği sonrasında İngiltere ve Amerika gibi birçok ülke benimsemiş ve kendi askeri bandolarını oluşturmuşlardır. Avrupa’da müzik sanatının zirvesinin yaşadığı bir yüzyılda gerçekleşen II. Viyana Kuşatması sırasında mehter takımları halk üzerinde çok etkili olmuş, mehterlerin kıyafetleri ve davul başta olmak üzere bazı mehter çalgıları orkestralara dahil edilmiştir. Mozart, Beethoven, Haydn ile Weber, gibi önemli müzisyenler mehterden etkilenerek Osmanlı askerî mûsikisini hatırlatacak ritim besteler yapmışlardır.
Mehter, günümüzde de hala törenlerde ve önemli etkinliklerde yaygın olarak kullanılmaya devam etmektedir.





