Lokum
Tüm dünyanın sevgilisi- Türk kahvesinin arkadaşı – köklü tarihi ve yumuşacık dokusuyla yıllara meydan okuyan bir lezzet lokum…
Öyle ki dünyada eşi benzeri olmadığı herkesçe bilinmektedir. Örneğin, uzun süre İstanbul’da yaşamış olan Fransız ressam Pretextat Lecomte, Paris’te 1907’de yayımlanan “Art et Métiers en Orient” (Doğu’da Sanat ve Zanaatlar) adlı kitabında lokumdan , “Lokum, İstanbul’da icat edilmiş bir şekerlemedir; başka yerlerde de bulunan lokumlar ise onun sadece sönük birer kopyasıdır.” şeklinde bahsetmiştir.
Hikâyelere göre 18. yüzyılın sonlarına doğru devrin padişahı sert şekerlemeler yerine yumuşak bir şekerleme ister ve bunun üzerine bir yarışma düzenlenir. Yarışma sonucunda Ali Muhiddin Hacı Bekir birinci seçilir ve böylece ortaya harika bir Türk tatlısı ortaya çıkar. Onun ellerinden çıkan yumuşak şekerlemeler yani bugün de afiyetle yediğimiz lokumlar saray mutfağında yerini alır.
O dönem bolca üretilerek halkla da buluşturulan bu lezzet, giderek daha popüler bir hale gelir ve 19.yüzyılda ünü Avrupa’ya ulaşır.
İçerdiği protein ve şekerin insanlara enerji verdiği ve kolay tüketildiği için lokumun ünü de günden güne artar ve bu lezzet, Avrupa’da da çok bilinen bir tat haline gelir. İsmi ise bugün de dünyanın birçok yerinde bilindiği gibi “Turkish delight” olarak anılmaya başlar.
Günümüzde birçok yerde yapılmasına rağmen Türk lokumunun rayihası, lezzeti ve formu ile eşsizliğini korumaya devam etmektedir.










