Yağlı Güreş
Dünyanın en eski güreş festivalinin Türklere ait olduğunu biliyor muydunuz? Geleneksel bir Türk sporu olan yağlı güreş, vücutlarına yağ süren pehlivanların er meydanı denilen yerde kispet giyinmek ve yağlanmak suretiyle; çayır, mera gibi düz alanlarda yaptığı bir spor dalıdır. Bu kadim sporda amaç rakibin sırtını yere getirmektir.
-Güreşçilerin vücutlarının yağlamasından maksat pehlivanların birbirlerini tutmasını zorlaştırmasıdır. Bu durum da Güreşi, büyük güç ve ustalık gerektiren bir spor haline getirir.
Yağlı güreş, Türklerin Anadolu’dan Rumeli’ye geçtikleri tarihten beri yapılagelen bir güreş türüdür. Sultan I Murad’ın öncülüğünde Kırkpınar Çayırı’nda başlayan bu Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, 1300’lü yıllardan beri süregelen adeta bir festivaldir. Kırkpınar Çayırı her ne kadar günümüzde Türkiye sınırlarında olmasa da yağlı güreşler Edirne’ye taşınmış ve kaldığı yerden devam eder hale gelmiştir. Dünyanın en eski güreş festivali olan bu festival Türk kültürü açısından son derece mühim bir öneme sahiptir. Yağlı Güreş Türk kültürüne o kadar işlemiştir ki Türkçede bir kişiyi yenmek anlamında kullanılan “Sırtını yere getirmek” şeklinde bir deyim dahi bulunmaktadır.
650 yılı aşkın yaşı ile nice başpehlivanlar çıkaran bu yağlı güreş merasimleri Türk halkının sadece spora değil kaynaşmaya, eğlenmeye ve yarışmaya da ne kadar önem verdiğini göstermektedir. Bugün halen devam eden bu festival, Türkiye’de yağlı güreş; düğünlerin, panayırların, mola veren askerî birliklerin en önemli eğlencesidir.










