Lale
Avrupa ve Avrupa’da özellikle de Hollanda ile özdeşleştirilen laleler aslında Türk kültürüne ait bir çiçek çeşididir.
Anavatanı Orta Asya olan lale, Türklerle birlikte Anadolu’ya gelir.
Osmanlı Devleti döneminde saray bahçelerinin süslenmesinde ve el sanatlarında çokça kullanılmış ve uzun bir süre boyunca İstanbul’un ve Türkiye’nin simgesi olmuştur.
16.yüzyılda Avusturya-Macaristan İmparatorluğu İstanbul Büyükelçisi Ogier Ghislain de Busbecq tarafından Avusturya’nın Viyana şehrine taşınmış, sonrasında o dönemde Viyana’da imparatorluk bahçesinin yöneticiliğini yapan bitki bilimci Carolus Clusius tarafından keşfedilerek saraydaki görevinin ardından uzun süre öğretmenlik yaptığı Hollanda’ya Leiden şehrine de götürülmüş, burada yetiştirilmeye ve ekilmeye başlamıştır. Bu şekilde Avrupa’da tanınmış ve buradan tüm dünyaya yayılmıştır.










